Kendi yaşantısını, hayallerini, geleceğini ailesine adayan kişidir baba.
Bazen evin en sevilmeyeni olur, bazen attığı her adım batar göze.
Tek derdi kendisi dışındaki her şeydir, herkestir.
Kendini düşünmediği gibi, varlığını da ailesine vakfeder.
Ne yaparsa yapsın, sürekli eleştirilen hedefteki ok gibidir.
Sinesinde onca yarayı taşıdığı hâlde bunu belli etmeyen adamdır baba.
Sevgi sözcüklerine alışık değildir; zaten kırk yılda bir söylenir ona.
Eve en son gelir, en az vakti geçirir ama en fazla derdi dinleyendir.
Zaman geçtikçe anlaşılır kıymeti, tüm bireyler tarafından…
Oysa o hep kıymetlidir aslında;
Middlemist’in kırmızı kamelyası misali,
nadirdir, sessizdir ve çoğu zaman fark edilmez.
Evin çatısıdır; sıcak tutar herkesi, üşümelerine izin vermez.
Dış kapının anahtarıdır; o varsa, insan kendini güvende hisseder.
Ve kimse bilmez…
Omuzlarına yüklenen sessiz sorumlulukları,
Gece herkes uyurken düşündüğü yarınları.
Kırıldığında susmasını, yorulduğunda gülümsemesini.
Baba,
alkış beklemeden ayakta duran bir duvardır.
Adı anılmasa da evi ayakta tutan temeldir.
Eksikliğiyle anlaşılır,
varlığıyla fark edilmez çoğu zaman.
Ama bilinir ki,
bir evde baba varsa
rüzgâr sert esse de
çatı uçmaz.







YORUMLAR