Tekin, dağdan kopan kaya parçalarından kaçmaya çalışan aracın uçuruma sürüklenerek Zap Suyu’na düşmesi, dört yurttaşın saatlerce suda kurtarılmayı beklemesi ve iki yurttaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olayın “sıradan bir kaza” değil, uzun süredir dile getirilen önlem eksikliklerinin bir sonucu olduğunu belirtti.
Mevsimsel yağışların her yıl aynı felaketleri beraberinde getirdiğini ifade eden Tekin, düşen kayalar, kapanan yollar, geç ulaşan ekipler ve yetersiz kurtarma çalışmalarının bölge halkını sürekli ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Tekin’den İlgili Kurumlara Üç Maddelik Çağrı
1- Karayolları’nın kaya düşmesi ve heyelanlara karşı gerekli bariyer, tünel ve yol güvenliği projelerini artık geciktirmemesi, bölgenin “kaderine terk edilmiş” algısından çıkarılması.
2- AFAD ve kurtarma ekiplerinin hızlı müdahale için personel, ekipman ve koordinasyon yönünden güçlendirilmesi.
3- Hakkari’nin yıllardır devam eden bu yapısal sorunlarının merkezi idare tarafından acilen önceliklendirilmesi.
“Bu acı doğa değil, ihmal sonucu”
Tekin, trajedinin “doğa şartları” bahanesiyle hafifletilemeyeceğini ve asıl sorunun yıllardır alınmayan önlemler ile eksik bırakılan kamu hizmetleri olduğunu vurguladı. “Hakkari’nin yol güvenliği bir lütuf değil, devletin asli görevidir” diyerek, çözüm adımlarının gecikmesinin her kaybın sorumluluğunu karar vericilere yüklediğini ifade etti.
Taziye Mesajı
Başkan Muharrem Tekin, yaşamını yitiren yurttaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı; yaralılara ise acil şifalar diledi.

