İHD Hakkari Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Hacı Mıhçı’nın askere gitmeden önce kendi köyü Zerile’den akrabalarıyla vedalaşmak amacıyla Yediveren (Kavlegund) köyüne gittiği belirtildi. Dönüş yolunda patikadan ilerlediği sırada operasyona çıkan askerler tarafından durdurulduğu ifade edilen açıklamada, kimlik kontrolünün yapılmasına rağmen sınır hattından geldiği iddiasıyla ayağına ateş edilerek yaralandığı ve olay yerinde yardım edilmeden bırakıldığı öne sürüldü.
Açıklamaya göre, köylülerin Hacı Mıhçı’ya ulaşmasına askerler tarafından izin verilmedi. Yardım etmek isteyen kişilere müdahale edildiği belirtilirken, uzaktan seslenen köylülerin yarasını bağlamasını söylemesi üzerine Hacı Mıhçı’nın gömleğini yırtarak ayağına sardığı, bir süre sonra ise hareketsiz kaldığı aktarıldı.
İHD’nin açıklamasında, daha sonra olay yerine dönen askerlerin Hacı Mıhçı’nın cansız bedenini alarak Şahe (Güvenli) Karakolu’na götürdüğü ifade edildi.
Olayın ardından çok sayıda köylünün Şahe Karakolu önünde toplanarak tepki gösterdiği belirtilen açıklamada, dönemin karakol komutanının Hacı Mıhçı’nın sınır ihlali yaptığı sırada vurulduğunu iddia ettiği ve cenazenin otopsi için merkeze gönderildiğini söylediği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, otopsi sırasında aile bireylerinin de bulunduğu ortamda savcının karakol komutanına, “Bu sivil nasıl öldü?” diye sorduğu, komutan cevap vermeden önce bir askerin, “Ben vurdum. Çünkü sınır ihlali yapmıştı.” diyerek ateş eden kişi olduğunu kabul ettiği öne sürüldü.
İHD Hakkari Şubesi, bu beyana rağmen olayla ilgili hiçbir etkili soruşturma yürütülmediğini, sorumlular hakkında yargı sürecinin işletilmediğini ve Hacı Mıhçı’nın cenazesinin ailesine teslim edildiğini belirtti.
- hafta açıklamasını adalet çağrısıyla tamamlayan İHD Hakkari Şubesi, Hacı Mıhçı dosyasında etkin bir soruşturma yürütülmesini, faillerin ortaya çıkarılmasını ve cezasızlık politikalarına son verilmesini talep etti.

