Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Emrah ŞİMŞEK
Emrah ŞİMŞEK

İMTİHAN

İmtihan ne kadar zor bir şey.
Herkesin bir imtihanı olması nasıl bir durumdur, hiç düşündük mü?
Yeryüzünde imtihanı olmayan yok. Çünkü insan, bu dünyaya sınanmaya gönderilmiştir.

Peki imtihansız bir hayat daha mı iyi olurdu?
Düşünsene, hiçbir şeyle sınanmıyorsun.
Zorlanmıyorsun, beklemiyorsun, kaybetmiyorsun.
Böyle bir hayat insana “yaşıyorum” hissi verir miydi, yoksa sadece “varım” mı dedirtirdi?

İmtihan, insan olmanın bir sonucudur.
Çünkü insan sadece gözden, koldan, ayaktan ibaret olsaydı; düşünen, sorgulayan bir varlık değil, hareket eden bir cisim olurdu. İmtihan, insanın aklını ve kalbini kullanabilmesi için vardır. Hayat ancak böyle anlaşılır.

Allah insana dış organlar verdi; görsün, tutsun, yürüsün diye.
Ama asıl imtihan bunlarda değildir.
Asıl imtihan içimizdedir.

Kalpte…
Beyinde…

Bu ikisi birlikte çalıştığında vicdan ve merhamet ortaya çıkar.
Sadece akıl olursa insan katılaşır.
Sadece kalp olursa savrulur.
İnsan, bu dengeyi kurabildiği ölçüde sınanır.

Peki imtihan ağır gelirse ne olur?
“Buna gücüm yetmiyor” dediğimiz anlar yok mu?

Ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir şey vardır:
O imtihan Allah’tan geldiyse, gücü de onunla birlikte gelmiştir.
Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir.
Tevekkül, elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakabilmektir.

“Allah’ım, derdimi sana bıraktım” demek, kaçmak değildir.
“Bu yükle baş etmek için sana güveniyorum” demektir.

Zaten ayette açıkça söylenir:
“Biz sizi mallarınızla, canlarınızla ve evlatlarınızla sınarız.”

Ama imtihan herkese aynı yerden gelmez.
Derdi olmayana İstanbul trafiği ağır gelir.
Sabırsıza küçük bir aksaklık bile büyük bir sınavdır.
Çünkü imtihan, insanın en zayıf olduğu yerden gelir.

Ve insan sevdiğiyle sınandığında…
İşte orada imtihanın ağırlığı değişir.

Evladınla imtihan olmak nefesi daraltır.
Çünkü onun derdi senin derdin olmaktan çıkar;
sen, kendi derdinin olmasını istersin.
İnsan normalde dert istemez.
Ama evlat söz konusuysa, “bırak bana gelsin” dersin.

Çünkü evlat bambaşka bir şeydir.
Gülüşü başka, sevgisi başka…
Kıyamadığındır, özlediğindir.
Nefesini nefes, acısını acı bildiğindir.

Mal ile imtihan geçicidir.
Mal gider, yeniden kazanılır.
Can kaybı bile kader denilerek kabullenilir.

Ama evlat…
Orada insanın dili tutulur.

Rabbim, evladımızla bizi sınamasın.
Sınayacaksa da, bu yükle ayakta duracak sabrı versin.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER