İnsanın kalbinde bir menteşe olmalı.
Öyle her önüne gelen girmemeli içeri.
Kapı tamamen kapalı olmamalı belki ama rastgele de açılmamalı. Çünkü her şey gibi kalp de herkese açıldıkça değer kaybediyor.
Vicdan dediğimiz şey de tam burada devreye giriyor.
Bir güvenlik görevlisi gibi durmalı kapının önünde. Gelenle göz göze gelmeli, sessizce sormalı: “Üzerinde bana zarar verecek bir şey var mı?”
Ama bu arama x-ray cihazıyla yapılmaz. Zaten gerek de yok. Çünkü insanı asıl yaralayan şeyler metalden değil; bakıştan, dilden, sözden yapılır. Kırmak için bıçak gerekmez ki… Bazen tek bir cümle yeter.
“Kimse girmesin” demiyoruz elbette.
Kalbi tamamen kilitlemek de bir tür yalnızlıktır.
Ama seçici olmak gerekir. Tıpkı karpuz tarlasında dolaşır gibi… Her karpuz dışarıdan güzel görünür ama insan en tatlısını bulmak için eline alır, tartar, bekler. Kalp de böyledir; kendine layık olanı aramalıdır.
Zaten x-ray cihazına da gerek yok.
Vicdan, kapıdaki bekçi olarak çoğu şeyi zamanla gösterir.
Makinenin göremediğini o görür.
Gürültüyü, kalabalığı, maskeyi değil; niyeti okur.
Hayat boyunca insanlar geçer.
Dostlar geçer, arkadaşlar geçer, okuraklar, kalabalıklar geçer…
Geriye dönüp baktığında orada kalan sensindir. Ve senin vicdanındır.
Bir noktadan sonra insan sorgulamaya başlar.
“Bu geçen gerçekten neydi? Neden geldi, neden gitti?” diye sorar.
Çünkü vicdan x-ray gibi çalışmaz.
“Üzerindekini çıkar” demez kimseye.
Zaman tanır. Bekler. Değişmesini, düzelmesini ister.
Ama herkes düzelmez.
Çünkü herkesin bir geçmişi vardır.
Yaşanmışlıkları, izleri, hesapları…
Bir dolmayı birlikte ısırmışlığın,
bir ekmeği bölmüşlüğün vardır mesela.
İşte bazı kapılar o yüzden kolay kapanmaz.
Ama bazı menteşeler de daha fazla zorlanmamalıdır.
Kalbin menteşesi sağlam olmalı.
Ne herkese açık, ne herkese kapalı…
Sadece layık olana, doğru zamanda, doğru şekilde açılmalı.
Çünkü kalp, yanlış ellere bırakılacak bir emanet değildir.
Emrah ŞİMŞEK
#EmrahSimsek
#KalbinMenteşesi







YORUMLAR