Çakırbeyli, yazılı açıklamasında ekonomik krizin derinleştiği, hayat pahalılığının her geçen gün arttığı bir dönemde hazırlanan bütçenin; işsizliğe, yoksulluğa ve üretimde yaşanan gerilemeye karşı güçlü ve kalıcı çözümler sunmadığını vurguladı. Toplumun geniş kesimlerinin beklentilerinin bu bütçede karşılık bulmadığını ifade etti.
“Temel Alanlara Ayrılan Pay Yetersiz”
2026 bütçesinde işsizlikle mücadele, gençlerin istihdamı, kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımı, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi ile yoksullukla mücadele gibi hayati alanlara ayrılan kaynakların yetersiz olduğuna dikkat çeken Çakırbeyli, özellikle dezavantajlı ve sınır bölgelerinde yaşayan yurttaşların görmezden gelindiğini söyledi.
“Sosyal Devlet Anlayışı Zayıflatıldı”
Bütçenin üretimi ve emeği önceleyen bir anlayıştan uzak olduğunu dile getiren Çakırbeyli, “Üretim yerine tüketimi esas alan, sosyal devlet ilkesini geri plana iten bir bütçe yaklaşımıyla karşı karşıyayız. Ekonomik yük bir kez daha dar gelirli yurttaşların omuzlarına bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.
Hayat Pahalılığı ve Alım Gücü Uyarısı
Hayat pahalılığının halkın günlük yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırdığına işaret eden Çakırbeyli, esnafı rahatlatacak, çiftçiyi ve üreticiyi destekleyecek, halkın alım gücünü koruyacak somut adımların bütçede yeterince yer almadığını belirtti. Bu durumun sosyal adaletsizliği derinleştirdiğini kaydetti.
“Rakamlar Değil, Halkın Yaşamı Esastır”
Bir bütçenin başarısının yalnızca rakamsal büyüklüklerle ölçülemeyeceğini vurgulayan Çakırbeyli, “Asıl ölçüt; yurttaşın sofrasına, cebine ve geleceğine ne kattığıdır. 2026 bütçesi bu açıdan toplumun beklentilerinin gerisinde kalmıştır” dedi.
Açıklamasının sonunda Çakırbeyli, adil, şeffaf, sosyal devlet ilkesine dayanan, emeği ve üretimi önceleyen bir bütçenin mümkün olduğunu ifade ederek, halkın gerçek ihtiyaçlarını merkeze alan bir ekonomik anlayışın hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

