Açıklamada, diplomatik süreçler devam ederken İran’a yönelik gerçekleştirilen tek taraflı askeri saldırıların Birleşmiş Milletler Şartı’na, uluslararası hukukun temel ilkelerine ve devletlerin egemenlik haklarına açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
Barolar adına yapılan açıklamada, uluslararası ilişkilerde güç kullanımının yalnızca meşru müdafaa ya da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile mümkün olduğu hatırlatılarak, bunun dışındaki tüm askeri müdahalelerin açık bir hukuksuzluk teşkil ettiği ifade edildi.
Devletlerin diplomasiyi devre dışı bırakıp silaha başvurmasının, bölgesel ve küresel barışı ciddi biçimde tehdit ettiği belirtildi.
“Sivillerin ve Çocukların Hedef Alınması Savaş Suçudur”
Açıklamada özellikle sivillerin ve çocukların korunmasının, savaş hukuku ve uluslararası insancıl hukukun mutlak bir gereği olduğuna dikkat çekildi.
ABD ve İsrail’in sivil ve masum insanlara yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğu belirtilirken, İran’da küçük kız çocuklarının eğitim gördüğü bir okulun bombalanması sonucu çok sayıda çocuğun yaşamını yitirmesinin insanlık vicdanında asla kabul edilemeyecek bir vahşet olduğu ifade edildi.
Sivil alanların ve eğitim kurumlarının hedef alınmasının uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu olduğu vurgulanan açıklamada, bu eylemlerden sorumlu kişi ve makamlar hakkında derhal uluslararası soruşturma başlatılması çağrısı yapıldı. Sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi ve ilgili yargı mercileri önünde hesap vermesi gerektiği kaydedildi.
“Sessizlik Hukuksuzluğu Meşrulaştırır”
Uluslararası toplumun sessiz kalmasının hukuksuzluğu meşrulaştıracağı uyarısında bulunan barolar, tüm devletleri ve uluslararası kurumları barışın tesisi ve hukukun üstünlüğünün korunması için derhal inisiyatif almaya davet etti.
Açıklama, “Savaş değil hukuk, güç değil adalet esas alınmalıdır” vurgusuyla sona erdi.
Ortak Açıklamaya İmza Atan Barolar
Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van Baroları.

