Eğitim Sen Hakkari Şubesi Üniversite Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, YÖK’ün üniversiteler üzerindeki baskı ve denetim aracına dönüştüğü vurgulandı.
Açıklamada, 12 Eylül darbesi sonrasında kurulan YÖK’ün yükseköğretim alanındaki tüm yetkileri tek elde topladığı ve üniversiteleri siyasi iktidarın denetimi altına almak için oluşturulduğu belirtildi. 6 Kasım 1981’den bu yana üniversiteleri “abluka altında tutan” bu yapının, bugün de akademik özerkliği, bilimsel üretimi ve özgür düşünceyi baskılamanın bir aracı haline geldiği ifade edildi.
“YÖK, üniversiteleri piyasacı ve muhafazakar bir anlayışla yönetiyor”
Eğitim Sen açıklamasında, üniversitelerin kamusal yararı önceleyen kurumlardan uzaklaştırılarak piyasacı ve muhafazakâr bir anlayışla yönetildiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“YÖK, araştırma görevlilerinin iş güvencesinden yoksun çalıştırılması veya işsiz bırakılması karşısında hiçbir sorumluluk üstlenmemekte; yıllarca kadro bekleyen akademisyenlerin taleplerini yanıtsız bırakmaktadır. İdari personelin tayin hakkı, yükseköğretim tazminatı gibi temel hakları yok sayılmakta, düşük ücret ve mobbing uygulamaları kurumsallaştırılmaktadır.” Hakkari Haberleri
“Bilim, düşünce ve sanat baskı altında”
Açıklamada, YÖK’ün öğrencilerin değil sermayenin ve otoriter politikaların yanında yer aldığına dikkat çekilerek, bilim, sanat ve düşünce özgürlüğünün fiilen baskı altına alındığı ifade edildi.
> “Üniversitelerde liyakat ilkesi ortadan kalkmış, iktidara sadakat temel ölçüt haline gelmiştir. Diplomalar ve akademik unvanlar piyasalaştırılmış, sahte belge skandallarının üzeri YÖK tarafından örtülmüştür.”
“Bilim özgürlükle, üniversiteler demokrasiyle yaşar”
Eğitim Sen Hakkari Şubesi Üniversite Temsilciliği, üniversitelerin demokratik, katılımcı ve özerk bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Bilimsel bilgi ancak özgür ortamlarda üretilebilir. Üniversiteler kendi yöneticilerini seçebilmeli, programlarını özgürce belirleyebilmeli, bütçelerini kendileri oluşturabilmelidir. YÖK kapatılmadan üniversiteler üzerindeki baskı iklimi dağıtılamaz. Demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir yükseköğretim sistemi için YÖK derhal kapatılmalıdır.”

