Aradan geçen altı yıla rağmen dosyada adaletin sağlanamamasına tepki gösterilen açıklamada, sürecin yalnızca bir soruşturma eksikliği değil, aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin zedelenmesi anlamına geldiği vurgulandı.
Açıklamada, son dönemde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların, yıllardır kamuoyunda tartışılan karanlık ilişkiler ağına dair şüpheleri artırdığı ifade edildi.
Dosyanın yalnızca bir kayıp vakası olmadığı belirtilirken, dönemin kamu kurumları ve yetkililerinin de dahil olabileceği geniş bir yapı iddiasının araştırılması gerektiği dile getirildi.
“Mesele Yapısal Bir Sorun”
KESK Kadın Meclisi, Dersim’de yaşanan kadın kayıpları ve şüpheli ölümlerin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu durumun yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, özellikle Munzur Üniversitesi başta olmak üzere bazı kurumlarda gençlerin güvenliğinin sorgulanması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca, Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz başta olmak üzere kamuoyunda kuşku yaratan tüm olayların yeniden ve kapsamlı şekilde soruşturulması çağrısı yapıldı.
Sağlık Verileri İddiası Gündemde
Açıklamada dikkat çeken bir diğer başlık ise sağlık verilerine ilişkin iddialar oldu. Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel ve sağlık verilerinin, Tunceli Devlet Hastanesi bünyesinde hukuka aykırı şekilde silindiğine yönelik ciddi iddiaların bulunduğu belirtilerek, bu durumun açıklığa kavuşturulması istendi. Bu tür işlemlerin görev ihmali ve delil karartma anlamına gelebileceği vurgulandı.
“Cezasızlık Zırhı Kırılmalı”
KESK Kadın Meclisi, olayla bağlantılı olduğu öne sürülen tüm kamu görevlilerinin—vali, emniyet, jandarma ve diğer kurum temsilcileri dahil—yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Hiçbir makamın cezasızlık zırhına sahip olmaması gerektiği vurgulandı.
Faili Meçhul Dosyalar İçin Çağrı
Açıklamada ayrıca, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na çağrıda bulunularak, başta Hakkâri olmak üzere bölgede yaşanan tüm şüpheli ölümler, intihar vakaları ve suç dosyalarının yeniden açılması istendi.
Çukurca, Yüksekova ve Uludere bağlantılı olduğu iddia edilen suç örgütleri ile çocuklara yönelik istismar vakalarının da yeniden soruşturulması gerektiği ifade edildi.
Topluma Çağrı: “Suskunluk Suçu Büyütür”
Açıklamanın sonunda, toplumun tüm kesimlerine çağrı yapılarak kadın cinayetleri, kayıp vakaları ve faili meçhul olaylar karşısında sessiz kalınmaması gerektiği vurgulandı. Kadın örgütleri, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri ortak mücadeleye davet edildi.
KESK Kadın Meclisi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hakikatin peşini bırakmayacağız. Failler hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”


