Başkan Dinç açıklamasında, olayın yaşandığı gün müştekinin ninesiyle röportaj yapmak amacıyla dört arkadaşıyla birlikte söz konusu eve gittiklerini ifade etti. Ev girişinde daha önce öğrencisi olan Nazar Şendul ile karşılaştığını belirten Dinç, eski öğrencisi olması nedeniyle kendisiyle sarılarak hal hatır sorduğunu söyledi. O esnada müştekinin ailesinden birçok kişinin de ortamda bulunduğunu vurguladı.
Dinç, daha sonra aile içerisinde yaşanan bazı tartışmaların kendisiyle ilişkilendirildiğini, ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Açıklamaya göre, müşteki aile bireyleri tarafından okul devamsızlığı ve derslere ilgisizlik gibi nedenlerle okuldan alınmakla tehdit edildi. Bu sürecin ardından, aradan yaklaşık üç yıl geçtikten sonra söz konusu sarılma olayının farklı şekilde anlatılarak rehber öğretmene aktarıldığını, bunun üzerine adli sürecin başlatıldığını belirtti.
İlk derece mahkemesinde, olay anında evde bulunan kişilerin ifadelerine başvurulmadan karar verildiğini ileri süren Dinç, istinaf aşamasında ise müştekinin iftira attığını beyan etmesine rağmen kararın bozulmadığını ifade etti. Ayrıca müştekinin abisi ve dayısının da olayın yaşanmadığını açıkça söylemelerine rağmen sürecin devam ettiğini belirtti.
Açıklamada, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın davanın bozulması yönünde mütalaa verdiği, buna rağmen yargılamanın sürdüğü aktarıldı. Başkan Dinç, bu süreçte müşteki hakkında iftira, tanıklar hakkında ise yalan beyanda bulunma suçlamasıyla şikâyette bulunduklarını ve bu kapsamda soruşturmalar açıldığını kaydetti.
Dinç, hem müştekinin hem de tanıkların ifadelerinde yalan beyanda bulunduklarını kabul ettiklerini ve iftira attıklarını ikrar ettiklerini belirtti. Hukukta yargılamanın yenilenmesi için gerekli şartların oluştuğunu ifade eden Dinç, dosyaya yeni delillerin girdiğini, müştekinin ve tanıkların yalan beyanlarının ortaya çıktığını vurguladı.
Açıklamasının sonunda Başkan Dinç, söz konusu nedenlerle dosyanın yeniden yargılamaya konu olmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Yargılamanın yenilenmesi bu kadar açıkken kamuoyunda koparılan fırtınaları anlamakta zorlanıyorum. Hukuki sürecin sonucunu beklemek en sağlıklı yaklaşım olacaktır” ifadelerini kullandı.

