Bakırhan, özellikle Kürt kentlerinde yaşananlara dikkat çekerek, uygulanan politikaları sert bir dille eleştirdi.
Bakırhan açıklamasında, İran’da kadınların, gençlerin, emekçilerin ve yoksulların uzun süredir yükselttiği itirazların yalnızca ekonomik sorunlara karşı olmadığını vurguladı. Bu itirazların aynı zamanda eşit yurttaşlık, adalet ve özgürlük talebi olduğunu belirten Bakırhan, DEM Parti olarak bu talepleri meşru gördüklerini ifade etti.
İran rejiminin demokratik taleplere şiddetle yanıt vermesinin krizi çözmek yerine derinleştirdiğini belirten Bakırhan, “Sokakları, meydanları ve özellikle Kürt kentlerini bir güvenlik alanı değil, fiilen savaş alanına çeviren yaklaşımları reddediyoruz” dedi.
Açıklamada, gözaltılar, işkence iddiaları, yargısız infazlar ve ölümcül müdahalelere de dikkat çekilerek, bu uygulamaların derhal durdurulması çağrısı yapıldı. Bakırhan, rejimi milyonların sesine kulak vermeye, halkların ortak yaşamını güçlendirecek demokratik adımlar atmaya ve barışçıl çözüm yollarını açmaya davet etti.
Ortadoğu tarihinin önemli dersler barındırdığını ifade eden Bakırhan, dış baskılar, ekonomik sefalet ve toplumsal çözülmeye karşı en güçlü savunmanın, halkların rızasına dayanan demokratik bir düzen olduğunu vurguladı.
Açıklamasının sonunda Bakırhan, “Şiddetle yönetilen hiçbir ülke istikrara kavuşamaz. İstikrarın yolu özgürlük, adalet ve eşitlikten geçer” ifadelerine yer verdi.

