Derecik’te birkaç ay önce ilk kez düzenlenen kitap fuarının ardından dün ikincisinin gerçekleştirilmesi, sıradan bir kültür etkinliğinin ötesinde anlam taşıyor. Üstelik Ahmet Bulut gibi kıymetli bir yazarın Derecik’te ağırlanması, insanlarla buluşturulması ve kitap üzerine söz söylemesi, bu çabanın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bütün bunların arkasında ise Derecik İlçe Müftüsü Yasir Ceylan’ın gayreti, emeği ve kültüre duyduğu muhabbet var.
Çünkü mesele yalnızca bir fuar düzenlemek değildir. Mesele, kitabın yolunu gözleyen çocukların önüne yeni ufuklar koymak, gençlerin eline bir kitap tutuşturmak, şiirin sesini kalabalıkların arasına taşımak ve bir ilçede okuma kültürünün kök salmasına vesile olmaktır. Bir yerde kitap konuşuluyorsa, şiire kulak veriliyorsa, insanlar kalemin ve kelamın etrafında buluşuyorsa orada geleceğe dair hâlâ güzel şeyler söylenebilir.
Yasir Hoca’nın Derecik’e kazandırdığı güzellikler kitap fuarlarıyla da sınırlı değil. Bundan birkaç ay önce, kendisine bağlı imamlarla bir araya gelerek onların maddi katkılarını ve fedakârlıklarını da birleştirmeleriyle güzel bir okuma salonunun açılmasına öncülük etti. Açılışından önce bu salonu birlikte gezme fırsatımız olmuş, kendisinden yapılan çalışmalar hakkında bilgi almıştım. Bugün dönüp baktığımda, o salonun yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını görüyorum. Orası, bir çocuğun kitapla tanışabileceği, bir gencin kendine yeni bir yol çizebileceği, kelimelerin ve fikirlerin insan hayatına dokunabileceği bir mekân. Bir ilçeye yapılabilecek en güzel yatırımlardan biri, hiç şüphesiz, onun çocuklarının ve gençlerinin zihnine yapılan yatırımdır.
Yasir Ceylan’ı benim nazarımda kıymetli kılan da tam olarak budur. O, müftülüğü yalnızca bir makamın sınırları içerisinde düşünmeyen; eğitimi, öğretimi, kitabı, şiiri ve insan yetiştirmeyi de meselesi hâline getiren bir anlayışın temsilcisidir. Derecik için didinen, çabalayan, imkânları güzelliğe dönüştürmeye çalışan bir insanın emeğini görmezden gelmek, hakkı teslim etmemek olur.
Bir de insanın makamından bağımsız, insan olarak taşıdığı güzellikler vardır. Yasir Hoca’nın hoş sohbeti, mütevazılığı ve insanı yormayan hâli, kendisiyle kurulan muhabbeti kıymetli kılıyor. Benim kendisinde ayrıca sevdiğim bir taraf daha var: İsmet Özel okuru olması. Elbette bir insanı yalnızca okuduğu şairle değerlendiremeyiz; fakat kelimelerle, fikirle ve edebiyatla kurduğu bağı görmek de insanı tanımanın güzel yollarından biridir.
Yasir Hoca’nın insanlığını anlatan en güzel örneklerden biri de 13 Aralık 2025’te yaşandı. Bir aileye yaptığı ziyaret sırasında boğazına yabancı cisim kaçan küçük bir çocuğa Heimlich manevrasıyla müdahale ederek onun nefes almasını sağladı; ardından çocuğu bizzat hastaneye götürerek tedavi altına alınmasını sağladı. Bazen bir insanı anlatmak için sayfalar dolusu yazmaya gerek yoktur. Bir çocuğun hayatına dokunmak, bir ailenin yüreğine yeniden huzur olmak, insanlığın en güzel tariflerinden biridir. Yasir Hoca’nın bu davranışı da makamların ötesinde, insan olmanın sorumluluğunu ve merhametini hatırlatan kıymetli bir örnek olarak hafızalarda yerini aldı.
Şunu biliyorum: Bir ilçenin gelişmesi yalnızca yollarının yapılmasıyla, binalarının yükselmesiyle ölçülmez. Bir ilçenin asıl zenginliği, yetişen insanlarında, okuyan çocuklarında, kurulan kütüphanelerinde, konuşulan şiirlerinde ve gönüllere bırakılan izlerindedir. Bazen bir kitap, bir çocuğun dünyasını değiştirir; bazen bir şair, bir gencin zihninde yıllarca sürecek bir yolculuğun kapısını aralar. Bütün mesele, o kapıları açacak insanların varlığıdır.
Yasir Ceylan’ın Derecik’te yapmaya çalıştığı işin kıymeti de burada saklı. Bu çabayı takdir etmek, bir kişiyi övmekten ibaret değildir; aynı zamanda kültüre, eğitime ve insan yetiştirmeye verilen emeğin hakkını teslim etmektir.
Ben, iyi insanların kıymetinin bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü çoğu zaman bir insanın yaptıkları konuşulmadan geçilir, verdiği emek sıradanlaştırılır, ortaya koyduğu güzellikler birkaç cümleyle unutulur. Oysa bazı insanların gayretini dile getirmek gerekir ki iyilik görünür olsun, emek karşılıksız kalmasın ve güzel işler başkalarına da cesaret versin.
Yasir Hoca, Derecik için bir müftüden fazlasıdır. Kitabın, şiirin, eğitimin ve insan yetiştirmenin derdini taşıyan; bulunduğu yere bir güzellik daha katabilmenin gayretinde olan bir eğitim ve kültür insanıdır. Bir tarafta gençlerin zihnine ışık tutan bir okuma salonu, diğer tarafta kitapları insanlarla buluşturan bir kültür faaliyeti, öte tarafta bir çocuğun hayatına dokunan merhametli bir müdahale… Bütün bunlar, bir insanın yaşadığı yere nasıl değer katabileceğini gösteriyor.
Dilerim Derecik’te kitapların sayısı artsın, şiir daha çok konuşulsun, çocukların ufku genişlesin. Ve bütün bunlar için emek veren insanların gayreti, hak ettiği değeri görsün.
Çünkü bazı insanlar yalnızca bir yerde yaşamaz; yaşadıkları yere de bir şeyler katarlar. Yasir Ceylan’ın Derecik’e kattığı güzellikleri de işte bu gözle görmek gerekir.
